|
Amerikalı diyetisyen sağlıklı bir diyetin herşeyi yemekten
geçtiğini söyledi.
İstediğiniz şeylere uzaktan bakarak günlerce aç kaldığınız
mahrumiyet diyetlerine son! Amerikalı Profesör John Foreyt,
sağlıklı bir diyetin yolunun her şeyi yemekten geçtiğini
söylüyor.
Yaz yaklaştıkça kadınların en büyük derdi olan ideal kiloya
inme konusu tekrar gündeme geldi. Gazeteler yaz diyetleri
başlığı altında pek çok beslenme programı yayınlıyor,
televizyonlar konunun uzmanlarının görüşlerini bikinili ve
güzel vücutlu genç kızların görüntüleri eşliğinde
izleyicilerle paylaşıyor. İşin ilginç yanı günümüz insanının
dış görünüşüne verdiği bu abartılı önemin yarattığı hasarı
herkesin görmezden gelmesi. Çünkü bilimsel araştırmaların
sonuçlarına göre obezite ve aşırı kilolu olma hali
kesinlikle dengesiz, sağlıksız bir beslenme ve düzensiz bir
hayatın sonucunda ortaya çıkıyor. Araştırmalar insanlar bu
şekilde yaşamaya ve beslenmeye devam ettiği takdirde 2030
yılı itibariyle dünya nüfusunun yüzde 57,8'inin obez veya
aşırı kilolu olacağını söylüyor.
Geçtiğimiz günlerde bir kongre amacıyla Türkiye'yi ziyaret
eden Amerikalı Profesör John Foreyt bu araştırmaları yapan
bilim adamlarından biri. Kendisinin yeme bozuklukları,
dengeli beslenme ve obezite üzerine yazdığı 17 kitap ve
300'den fazla makale var. İnsanları istedikleri şeyleri
yemekten mahrum eden ağır diyetlerin vücuda ciddi zararlar
verdiğini söyleyen Foreyt'e göre yapılması gereken en önemli
şey üç beyaz da dahil olmak üzere her şeyin içinde bulunduğu
dengeli bir diyet yapmak. John Foreyt'le dengeli beslenmeyi,
fazla kilolardan kurtulurken aynı zamanda sağlıklı
kalabilmenin yollarını konuştuk.
ŞEKERİ DENGELİ KULLAN
Kitap ve makalelerinizde insanların kendilerini aç ve
istediği gıdalardan mahrum bırakmadan nasıl sağlıklı diyet
yapabileceğini anlatıyorsunuz. Gerçekten de diyet yapmak
isteyen insanlar şeker, makarna, börek gibi ürünleri
tüketebilir mi?
Genelde insanlar şekeri şişmanlık ve obezitenin baş
tetikleyicisi olarak görür. Ancak obeziteye ve fazla
kilolara neden olan şey şeker değil, kaloriler. Yani
insanlar çok yemek yemekten ve egzersiz yapmamaktan
şişmanlıyor. Sağlıklı bir diyetin en önemli koşulu hiçbir
gıdayı bırakmamak ve her şeyi kararında tüketmeyi bilmek.
Ama kimi araştırmalar da şekerin başka hastalıkların
tetikleyicisi olduğunu söylüyor...
Şekeri dengeli bir biçimde kullanırsanız sağlıklı yaşama
zarar vermez. Şeker şeker hastalığının ya da kanserin
tetikleyicisi değil ihtiyacımız olan bir maddedir. İnsan
olarak biz şekere yatkın doğuyoruz.
DOĞRU DİYETİN PÜF NOKTALARI
Doğru bir diyetin püf noktaları nelerdir?
Bizim tavsiye ettiğimiz üç önemli nokta var: Denge,
çeşitlilik ve fiziksel aktivite. Akdeniz tipi beslenme yani
Türkiye'de de var olan beslenme tipi dünyanın en sağlıklı
diyetidir. Bunu kanıtlayan pek çok araştırma var. Meyve,
sebze, ekmek, tahıllar, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar,
biraz et ve içki içenler için birazcık şarap sağlıklı bir
beslenmenin olmazsa olmazlarıdır. Ama dikkat etmemiz gereken
şey gıdaları kararında tüketmek ve yediklerimizi
yönetebilmek. Her istediğimizi yiyeceğiz ama kendimizi hiç
bir şeyden mahrum bırakmayacağız.
Doyduğumuzu, yediğimiz şeyin bize yetip yetmediğini nereden
anlayacağız peki?
Doygunluk önemli bir konu. İnsanların çoğu yediklerine
bakmıyor. Vücudumuzu dinlemeyi öğrenmemiz lazım. Ne zaman
açız ne zaman doyuyoruz bunu fark etmeliyiz. İlk adım bu.
İnsanların masanın üzerinde pek çok yemek varsa bitene kadar
yemeye devam ediyorlar. Mesela çocuklara bakın, çocuklar
açken yerler, doydukları zaman bir lokma daha almazlar.
Bizim hatamız doydukça yemeğe devam etmemiz. Çünkü çoğu
zaman açlıktan çok başka nedenlerle yeriz.
AÇLIK FİZYOLOJİK, YEME ARZUSU PSİKOLOJİKTİR
'İnsanların bir şeyi yemek istemesi alışkanlıklarıyla doğru
orantılı bir tutumdur. Çocukken ne yemeye alıştıysak
büyüdüğümüzde canımız onu istiyor. Dolayısıyla canımızın
istediği her şey bizim için faydalı demek değil. Bir şeyi
yemeyi çok istemenin nedeni çoğu zaman psikolojiktir.
Gergin, kaygılı, depresif, sıkıntılı olduğumuzda bir şeyler
yemek isteriz. Yani bu vücudumuzun içten gelen bir isteği
olmaktan ziyade duygusal bir durumun göstergesidir. Ne
yiyeceğimize sağlığımızı düşünerek karar vermemiz gerekiyor.
Açlık fizyolojik bir şeydir ama yeme arzusu tamamen
psikolojiktir. Ama kendimizi bir şeyden mahrum bırakmak da o
şeyin bizim için daha ilgi çekici hale gelmesine ve diyeti
bıraktıktan sonra bu gıdaları daha çok tüketmemize yol açar.
Bu tarz diyetler uzun vadede yarardan çok zarar getirir.'
AKŞAM
|